Ülkelerin büyümesi ve/veya kalkınmasının nasıl gerçekleşebileceği konusunda çok kişinin fikirleri vardır. bu yazı da bu kavramları ve devlet teşvik sistemini irdelemek istiyorum.
Öncelikle sıklıkla karıştırılan büyüme ve kalkınma aynı şeyi mi ifade ediyor kelimelerin anlamını bilmek iyi olur. Eksik ya da yanlış tanımlama olursa lütfen bana yazın insanımıza yanlış bilgi vermek istemem, düzeltirim.
Büyüme; bir ülkedeki üretim ve gelir artışları demek
Kalkınma; bir ülkede büyümeyi (üretim ve gelir artışlarını) de içine alan ve buna ek olarak ekonomik, sosyal, kültürel ve politik alanlarda yaşanan yapısal değişim süreci olarak tanımlanabilir. Kalkınma kavramıyla, ülkede yaşanan niceliksel artışların yanı sıra niteliksel değişme yolundaki her şeye işaret etmektedir.
Bir ülkeyi büyütmek için kısaca piyasaya kredi musluklarını açarak büyütülebilir iken kalkındırmak çok boyutlu kompleks bir süreçtir. Hatta kalkınma “devrimdir” diyebiliriz.
Kalkınma ve büyüme arasında ki farkı Türkiye Sınai Kalkınma ;Bankası (TSKB) Ekonomik Araştırma Müdürü Sn Burcu Ünüvar çok güzel anlatmış ilgilenen arkadaşlar buradan izleyebilirler. Tavsiye ederim.
Yazıya konu ile ilgili bir soru ve verilen ufuk açıcı bir cevapla devam edeyim.
Sovyet Rusya’da dönemin Devlet Mühendislik Ofisi’nde çalıştığını söyleyen tecrübeli bir mühendis arkadaşa “Sovyet Rusya’nın neden dağıldığı?” sorusunu şöyle cevaplıyor.
“Biz Sovyet Rusya’da üretilen malları en sağlam ve bozulmayacak şekilde yapıyorduk ki bunun iyi bir şey olduğunu sanıyorduk. Oysa aynı dönemde İngiltere’de üretilen mallar en sağlam olaraktan değil ekonomisini en iyi besleyecek şekilde bozulan ve yan sanayisine iş çıkacak şekilde yaptı.
Biz bu ölümcül hatayı, sanayimizde çarklar durupta ekonomik çöküş başlayınca acı ile tecrübe ettik”
Konumuz sanayi ve ekonomi olduğu için anlatıyorum amacım tarih dersi vermek değil.
Sovyet Rusya’nın tarih sahnesinden çekilmesinde başat sebeplerinden biri ekonomi çöküş olduğu bunu sanayisinde ki gelişememekten kaynaklı eskime olduğunu göz ardı edemeyiz. Bu vesile ile sanayileşmenin süreç olduğunu bu süreçte sanayide sürekli yenilikler gerektiğini ifade edeyim.
Bu eleştiriye bende şahsen katılıyorum ve “en iyi mal sanayisini besleyen maldır” diyorum.
Buradan işe yaramaz, ehven malların üretilmesini teşvik etmiyorum ve altını çizerek diğer taraftan da evladiyelik olacak şekilde bozulmayan malların da ekonomik kalkınmanın motoru sanayileşmeye fayda getirmediğini anlatmaya çalışıyorum.
Kalkınmak için gerekli finansın sağlaması için motor görevi görmesi gereken sanayi ve sanayileşme süreci üzerine hassas durmamız ve politikalar üretmemiz gerekiyor.
Damlama Teşvik Sistemi
Türkiye’nin kalkınmasında sanayileşmenin yol göstericiliği üstlenmesine vesile olması amacıyla ilk 5 yıllık sanayi planı (planı okumak isteyenler buraya tıklayabilir) 1934-1938 yılları için yayınlanmış maalesef hak ettiği önem verilmemiştir.
2014 yılında Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) tarafından planın derlemesi Sn Fikret Yücel tarafından yapıldı. EMO’ya yaptığı bu hizmetten dolayı teşekkür ederim.
Genç Türkiye’nin yaptığı 5 Yıllık Sanayi Planı gibi bizler de bugün için sanayi planı yapıp bir çok şeyi yeniden düzeltmeliyiz.
Örneğin damlama sulama, sağladığı verim ve su tasarrufu ile tarımda yaptığı müthiş dönüşüm bize ilham olmalı bizde devlet teşviklerinde damlama teşvik sistemini kurabiliriz.
Teşvikler vergi, maddi ve teknik bilgi olarak yapılacak şekilde sanayi planında ki hedeflere uygun, yeterli finans ve amaca matuf olarak yeniden şekillendirmeyi tartışmalıyız.
Son Söz; Damla, kendini tamamlayınca damlar.
G.Büchner
İlk yorum yapan siz olun